
Dr.Shiffa sedef set 1
İDDAA ETMİYORUZ GARANTİ EDİYORUZ...
DAHA İYİİSİ DAHA ETKİLİSİ DAHA DOĞALI YOK...
%100 ETKİ...
%100 MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ...
%100 GARANTİ...


Ürün 1 : Dr Shiffa Red
İçerik : Enginar yaprağı,şahtere,lavanta çiçeği,deve dikeni,hindiba
Kullanım : Yemeklerden önce 2'şer kapsül olmak üzere günde 3 sefer kullanılmalıdır
Yararı :
- Sedef hastalığının tedavisinde etkilidir.
- Bağışıklık sistemini güçlendirerek sedef hastalığına sebebiyet veren deri hücrelerinin yok olmasını sağlar.
- Deri iltahaplanmasını tamamen ortadan kaldırır
- Alerjik bünyeyi rahatlatıcı etkisiyle,alerji kaynakjlı sedefin tedavisinde faydalıdır
- Karaciğeri güçlendirerek sedef hastalığının ilerlemesini durdurur.
Ürün 2 : Dr Shiffa Red Damla
İçerik : Bitki ekstratı karışımı
Kullanım : Günde 1 sefer 10 damla sıcak suyun içine damlatılır.Ilıdıktan sonra içilir.
Yararı : Sedef oluşumuna neden olan tüm faktörlerin elimine edilmesinde etkilidir;
Karaciğerin onarılmasında ve karaciğerin toksinlerden arındırılmasında;
Sedefli deride oluşan iltihabın giderilmesinde;
Alerjik bünyeyi rahatlatıcı etkiyle alerji kaynaklı sedefin yardımcıtedavisinde etkilidir.
Ürün 3 : Red Sedef Kremi
İçeriği : Ardıç tohumu yağı,keten tohumu yağı,çörek otu yağı,aynı sefa yağı,buğday yağı,kayısı yağı
Kullanımı
Sedef otu kremi hergün sabah akşam sedefli bölge üzerine sürülmesi önerilir
Sedef ve egzama tedavisinde dünya üzerinde bilinin en faydalı bitkilerden elde edilen yağlar sayesinde hastalığı yok eder
NOT: Tedaviye sonuç alınabilmesi için Setimizin 3 ile 4 ay arasında kullanılması önerimektedir.Setimizin kullanım süresi 1 aydır.
Unutmayın Dermansız Dert Yoktur.
Uzman Tavsiyesi :
Steroidler ( Kortizon ); Kortizon içeren krem, merhem veya losyonlar pek çok hastada hastalığın geçici olarak ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Genital bölge, kasıklar ve yüz gibi hassa bölgelerde gücü daha zayıf olan kortizon türleri tercih edilmelidir.
Daha güçlü kortizonlar saçlı deri, diz ve dirsekler, avuç ve ayak tabanları gibi bölgelerde kullanılmalıdır.
Bu bölgelerde etkinin daha da artırılması için ilaç sürüldükten sora üzeri ince bir naylon film ile kapatılabilir.
Güçlü kortizon içeriği olan ilaçların yan etkileri arasında, ciltte incelme, damarlarda genişleme ve deride renk değişiklikleri sayılabilir. Bu ilaçların ani olarak kesilmesi hastalığın alevlenmesine neden olabilir.
Tedavi devam ederken aylar sonra kortizon içeren ürünlere karşı direnç gelişebilir. Deri hastalıkları uzmanı tedaviye çok direnç gösteren bölgeler içine kortizon enjekte edebilir. Yan etkilerden kaçınmak için bunun küçük miktarlarda yapılması gerekir.
Saçlı deriye uygulanan tedavi; Saçlı deride bulunan sedef hastalığının tedavisi, hastalığın şiddetine, saçın uzunluğuna ve hastanın yaşam tarzına göre planlanır.
Sedef Hastalığı Nedir ?
>Sedef Hastalığı hakkında Kırmızı renkte (eritemli), sınırları keskin döküntüler veya üzerinde gümüş renkte kepeklenmeler görülen plaklar Karakteristik bölgeler: Saçlı deri, bileklerin, dirseklerin, dizlerin, kaba etlerin ve ayak bileklerinin arka kısımları veya sürekli travmaya maruz kalan bölgeler.
>Olguların yüzde ellisinde aile hikayesi vardır
>Tırnak söz konusu olduğunda, tırnak plağı altında yağ damlacığı görünümü (yüksük benzeri görünüm)
Artrit olasılığı
Psoriasis son derece yaygın bir cilt hastalığıdır. ABD de, nüfusun yüzde iki ila dördü arasında görülmektedir.
Psoriasis çoğunlukla beyaz ırkı etkiler. Tropikal bölgelerdeki siyahîlerde az görülürken, ılıman bölgelerde yaşayan siyahîlerde daha sık rastlanır. Japolarda yaygın bir hastalık olan sedef, Kızılderililerde ise ender olarak görülür.
Psoriasis kadın ve erkekte eşit oranda görülür ve ortalama başlangıç yaşı 27,8’tir ancak hastaların yüzde 2 sinde iki yaşında ortaya çıkmaktadır. Cildi etkilemesinin yanı sıra psoriasis, artritin iltihabi bir çeşidine yol açabilir ve tırnakları etkileyebilir. Tırnaklar nokta nokta kabartılı bir özellik gösterir, yüksük görünümü alır.
UYARI: Kendi kendinize teşhis koymayınız. Sedef ile ilişkili kimi belirtilere sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, doğru teşhis için hemen bir hekime görününüz.
Sedef Hastalığı Nedenleri:
Psoriasis, çok hızlı bölünen deri hücrelerinin üst üste birikmesi yüzünden oluşur. Psoriasis de deri hücrelerinin bölünme oranı, normal deriye göre bin kat daha fazladır.
Hücrelerin dökülebilmesi için bu bölünme oranı çok yüksektir. Bundan dolayı da dökülemeyen hücreler kümelenerek psoriasisin karakteristik gümüşi pullarını oluştururlar.
Psoriasis, deri hücrelerindeki temel bir yetersizliğin sonucudur. Belirli bazı genetik belirteçlere sahip insanlarda psoriasisin görülme sıklığı daha yüksektir; bu durum deri hücrelerinin bölünmesinin denetiminde muhtemel bir genetik hatanın olduğunu gösterir. Genetik bağlantı, sedef hastalarının yüzde otuz altısının ailelerinde de bir ya da daha fazla kişinin sedef hastası olduğu saptanarak doğrulanmıştır
Bölünen hücrelerin oranı, iki dahili kontrol bileşiğinin arasındaki hassas denge ile kontrol edilir: Siklik adenozin monofosfat (AMP) ve siklik guanidin monofosfat (GMP).
Artan siklik GMP düzeyleri (cGMP) artan hücre çoğalmasıyla ilişkilidir; diğer taraftan, artan siklik AMP düzeyleri (cAMP), artan hücre olgunlaşması ve azalan hücre bölünmesiyle ilişkilidir.
Psoriasis görülen insanların derilerinde, hem azalmış cAMP oranı hem de yükselmiş cGMP oranda görülmüştür. Sonuç aşın hücre bölünmesidir.
Sedef Hastalığı TEDAVİSİ
Bağırsak bakterileri tarafından çeşitli toksik bileşiklere metabolize edilir. Amino asitlerin toksik metabolitleri olan ve poliamin (örn. putresin, spermidin ve kadaverin) olarak da bilinen arginin ve ornitin düzeyleri, psoriasis olan kişilerde artış gösterir. Poliamin, siklik AMP oluşumunu engeller ve böylelikle hücrelerin aşırı bölünmesine katkıda bulunur.” Cilt ve idrardaki düşük poliamin düzeyleri psoriasisin klinik gelişimiyle bağlantılıdır.
Poliamin oluşumunu engelleyen bazı doğal bileşikler vardır ve psoriasisin tedavisinde yarar sağlayabilirler. Örneğin, A vitamini ve berberin gibi hidrastis alkaloidlerleri {Hydrastis canadensis), aminoasitleri poliaminlere dönüştüren enzim olan bakteriyel dekarboksilazı engeller. Fakat aşırı poliamin oluşumunu engellemenin en iyi yolu, sindirim işlevini iyileştirmektir
Bağırsak Toksemisi:
Endotoksin (bakterilerin hücre duvarı bileşenleri), bakterilerin yan ürünleri, Candida albicans, mantar bileşikleri ve bağışıklık kompleksleri gibi bağırsak kaynaklı toksinler, psoriasisin gelişiminde rol oynarlar.
Bu bileşikler deri hücrelerindeki sıklık GMP düzeylerinde yükselmeye neden olur ve böylelikle çoğalma oranında çarpıcı yükselmeler görülür.
Bağırsaklarda Candida albicans’ın aşın çoğalması birçok olguda büyük bir rol oynayabilir.Diyet lifi bakımından zengin olmayan bir beslenme, bağırsak kaynaklı toksinlerin artışıyla ilişkilidir.
Diyet lifi, sağlıklı bir kolon için kritik önem taşır. Birçok lif bileşeni, bağırsak toksinlerini bağlar ve dışkıyla atılmalarını sağlar.
Bu yüzden psoriasisi olan kişilerin sebze ve meyve yönünden zengin bir beslenme uygulaması yararlıdır.
Endotoksinleri bağlayan ve atılmalannı sağlayan doğal bileşikler de kullanılabilir. Örneğin New England Journal of Medicine da., 1942’de yayınlanan bir araştırma sonucuna göre, sulu bir Smilax sarsaparilla ekstresinin özellikle psoriasisin daha kronik, geniş plak oluşumlu çeşidinin tedavisinde etkili olduğu görülmüştür.” Doksan iki hasta üzerinde yapılan kontrollü bir çalışmada saparna, hastaların yüzde altmış ikisinin hastalığını hafifletirken, diğer yüzde on sekizinin hastalığını tamamen geçirmiştir. (yani hastaların yüzde sekseni belirgin bir yarar görmüştür).
Bu yarar açıkça, saparnanın bakteriyel endotoksinlere bağlanması ve vücuttan atılmalannı sağlamasından kaynaklanır.
Psoriasisin klinik şiddeti ve tedaviye verilen yanıt, dolaşımdaki endotoksin düzeyleriyle uyum halindedir ve bu da bağırsak kaynaklı toksinlerin psoriasis hastalannın patofizyolojilerinde büyük bir rol oynadığı anlamına gelir. Bu yüzden asıl hedef, endotoksinlerin karaciğer tarafından işlenmesini ve emilenlerin dışkı ile atılmasını destekleme yoluyla bu bileşenlerin düzgün bağlanması ve eliminasyonu olabildiğince sağlanmalıdır.
Saparna (aşağıda belirtildiği dozda) ve lif yönünden yüksek bir beslenme, bağırsaktaki endotoksinleri bağlamaya, emilimlerini önlemeye ve gerektiği gibi atılmalarına yardımcı olabilir.
Karaciğer İşlevi
Karaciğer işlevindeki anormalliği iyileştirmek psoriasisde büyük yarar sağlar. Kanu psoriasis arasındaki ilişki, karaciğerin görevlerinden birine bağlıdır; kanın filtrelenmesi ve detoksifikasyonu.
Belirtildiği gibi psoriasis kandaki çeşitli mikrobiyal yan ürünlerin varlığına bağlıdır. Eğer karaciğer bağırsaktaki bu toksinlerin aşın düzeyleri tarafından etkilenirse ya da karaciğerin detoksifikasyon iş de azalma olursa, kandaki toksin düzeyi ve psoriasis daha da ilerler.
Alkol tüketiminin psoriasisi büyük ölçüde ilerlettiği bilinmektedir.13 Alkolün bu eta toksinlerin bağırsakta emilimini artımı „ karaciğer işlevini azaltmasından kaynak Sedef hastaları alkol alımını bırakmalıdırlar.
Devedikeninin (Silybum marianıuı vonoid bileşeni olan silimarinin, psoriasis tedavisinde önemli bir rolü olduğu görülmuştur. Bu durum tahminen, karaciğer işlevini geliştirme, iltihabı engelleme ve hücrelerin aşırı çoğalmasını yavaşlatma yetilerinin bir sonucudur.
Beslenme Unsurları
Omega-3 Yağ Asitleri
Psoriasisin tedavisinde beslenme ile alınan, yağların kontrolü son derece önemlidir çünkü serumda serbest yağ asidi düzeyleri bu ilaçlarda genelde anormaldir.16 Omega-3 yağ asitlerinin bu durumda özellikle yararlıdır.
Birçok klinik araştırmada eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosoheksaenoik asit (DHA) bakımından zengin balık yağları kullanılmıştır.
Çeşitli çift kör çalışmalar, beslenmenin 10 ila 12 gram (1,8 g EPA ve 1,2 g DHA içeren) balık yağıyla desteklenmesinin önemli iyileşme sağladığını göstermiştir.
Bu EPA ve DHA miktarları, 150 gram somon, uskumru ya da ringa balığındaki EPA miktarıyla eşdeğerdir. Diğer bölümlerde de ele alındığı gibi, düzenli olarak soğuk su balığı yemek ve günde 1 yemek kaşık keten tohumu yağı almak en iyisi olabilir. Balık yağı desteği daha az avantajlıdır çünkü satılan balık yağlan antioksidan korunma mekanizmalarını büyük ölçüde baskı altına alan, yüksek düzeylerde bozulmuş yağlar (lipid peksit) içermektedirler. Bu durumda, omega-3 yağları için balık yağı kapsüllerinden ziyade soğuk su balıkları ve keten tohumu yağına güvenmek daha anlamlıdır.
EPA’nın sağladığı iyileşme, büyük ölçüde A’nın araşidonik asit bağlayıcı alanları için yarışması sonucu iltihabi bileşiklerin üretimini engellemesine bağlıdır. Psoriasis hastalarının irilerinde, lökotrienler olarak bilinen iltihabi deşiklerin üretimi normalden birkaç kat daha fazladır.20 Bu toksik bileşikler, yalnız ette ve diğer hayvansal gıdalarda bulunan bir yağ olan raşidonik asit tarafından üretilir. Lökotrienler ok güçlü iltihap yapıcı faktörlerdir ve GMP düzeylerinin yükselmesine neden olurlar.
Hastalığın bulunduğu cilt bölgesinde, serbest araşidonik asidin hücresel içeriği ve 12-IETE (araşidonik asidin toksik bir ayrışma ürünü), hastalığın bulunmadığı epidermal dokuya göre, sırasıyla 250 ve 810 kat daha fazladır. Bu yükselmeler, normalde araşidonik asidi ayrıştıran enzimi (siklooksijenaz) baskılayan henüz tanımlanmamış bir inhibitörünün plaklardaki varlığından kaynaklanmakta gibidir.
Beklendiği üzere, lipoksijenaz inhibitörleri (örn. oenoksaprofen) iyileşme sağlarken, siklooksi-ienaz inhibitörleri (örn. aspirin ve diğer nonsteroid antiinflamatuar ajanlar) genellikle psoriasisin kötüye gitmesine neden olur. Bir flavonoid olan kersetin, E vitamini, soğan ve sarımsak gibi doğal maddelerin lipoksijenazı engellediği ve böylelikle yarar sağladıkları bilinmektedir.
Araşidonik asit sadece hayvan dokularında bulunduğu için, hayvansal gıdaları; özellikle et, hayvansal yağ ve süt ürünlerinin tüketimini kısıtlamak gerekir.
Besin Destekleri
Düşük A vitamini ve çinko düzeyleri, sedef hastalarında yaygındır. A vitamini ve çinkonun cilt sağlığındaki kritik rolü bilindiğinden, bu bağlantı olmasa da bu besinlerin desteği gereklidir.
Krom desteğinin, insülin reseptör duyarlılığını artırdığı belirtilmiştir zira sedef hastalarının genel olarak hem insülin hem glukoz serum değerleri yüksektir.
Antioksidan enzim glutatyon peroksidaz içeren selenyum düzeylerinin, sedef hastalarında düşük olması; fazla alkol kullanımı, kötü beslenme ve aşın cilt hücresi kaybı gibi anahtar besinleri yok eden faktörlere bağlanabilir.
Glutatyon peroksidazın baskılanan düzeyleri ağızdan alınan selenyum ve E vitamini tedavisiyle normal hale getirilebilir.
Giderek güçlenen bir başka kanıya göre, aktif D vitamininin (1,25-dhidroksikolekalsi-ferol) hücre bölünmesi de dahil hücresel süreçlerin denetimde rolü vardır.
Teslimat Bilgileri (Neden Biz)
1.Bitkisel Park Türkiyenin en geniş ve en güvenilir doğal sağlık merkezidir.
2.Sitemizde bulunan tüm ürünler uzman doktorlar tarafından üretilen,Tarım Köy İşleri Bakanlığından onaylı ürünlerdir.
3.Siparişinizi teslim aldığınız ana kadar Bitkisel Park güvencesi altındadır.
4.Sitemizden ister kapıda kredi kartı,ister kapıda nakit,isterseniz kredi kartıyla online ödeme veya banka havalesi yaparak ödeme yapabilirsiniz.
5.Bitkisel Park Kredi kartı onay departmanı sitemizden kredi kartıyla alışveriş yapan müşterilerimizin güvenliğini sağlamak amacıyla kurulmuştur.
6.Kredi kartıyla oluşturulan siparişlerde ilgili bankanın güvenlik kontrol birimi kart sahibinin gerçekliğini kontrol etmekte ve gerekirse müşteri ile irtibata geçerek onay almaktadır.
7.Güvenlik birimimiz tarafından onay alınamayan siparişler iptal edilmekte ve sipariş tutarı kredi kartına geri iade edilmektedir.
8.Sitemizden alışveriş yapmak son derece hızlı ve kolaydır, üyelik gerektirmez.Üye olan müşterilerimiz Bitkisel Park kampanyalarından yararlanabilir ve siparişlerini online takip edebilmektedir.
9.Siparişlerinizle ilgili her türlü soruyu 0224 271 55 55 veya 0507 930 03 31 nolu telefonu arayarak uzmanlarımıza danışabilirsiniz.
10.Bitkisel Park'tan almış olduğunuz ürünlerde kullanım talimatı ve bilgileri detaylı olarak bulunmaktadır.
11.Siparişleriniz aynı gün içerisinde kargoya verilir.2 iş günü içerisinde adresinize ulaşır.
12.Online destek hattımızdan 7/24 saat yararlanabilirsiniz.
