|
Manik Depresif Psikoz
MANİK DEPRESİF PSİKOZ NEDİR
' (İki uçlu mizaç bozukluğu, bipolar duygulanım bozukluğu, psikoz manik
depresif-PMD) Bu hastalık mani ve depresyon atakları ile
karakterizedir. Hastanını duygulanımı mani dönemlerinde neşe, depresyon
dönemlerinde umutsuzluk ve çökkünlükle karakterizedir. Ara dönemlerde
kişi normale döner. Bazı hastalarda mani ve depresyon belirtileri bir
arada görülürken, bazı hastalarda belirtiler hafif düzeydedir
(hipomani). Toplumda görülme sıklığı %1-2’dir. Kadınla Manik Depresif Psikoz hakkında ansiklopedik bilgi M ANİK DEPRESİF PSİKOZ NEDİR ?
(İki uçlu mizaç bozukluğu, bipolar duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif-PMD)
Bu
hastalık mani ve depresyon atakları ile karakterizedir. Hastanını
duygulanımı mani dönemlerinde neşe, depresyon dönemlerinde umutsuzluk ve
çökkünlükle karakterizedir. Ara dönemlerde kişi normale döner. Bazı
hastalarda mani ve depresyon belirtileri bir arada görülürken, bazı
hastalarda belirtiler hafif düzeydedir (hipomani).
Toplumda
görülme sıklığı %1-2’dir. Kadınlar ve erkeklerde eşit oranlarda
görülür. Hastalar ilk atağı genelde yirmi yaşlarında geçirirler ancak
daha önce veya daha sonra da olabilir. Beş altı yaşlarında veya elli
yaşından sonra ilk atağını geçiren hastalara da rastlanabilmektedir.
Bazen ilk atak depresyondur, bu durumda tanı koymak zordur ve genelde
gecikir. Hastalığın ortaya çıkışı sıklıkla kişinin meslek ve eş seçimi
dönemine rastlar ve kısa sürede tanı konulup önlem alınmazsa kişinin
hayatında önemli sekeller bırakır. Hastalık taşkınlık yani mani
döneminde ise aşırı para harcama cinsel ilgi ve aktivitede artma ile
kişiye ve aileye ciddi maddi ve manevi zararlar verir. Çökkünlük
dönemleri ise diğer depresyonlara göre daha ağırdır ve intihar riski
daha yüksektir.
Hastalığın
belirtileri, süresi ve şiddeti kişiden kişiye değişir. Bazı hastalarda
mani bazılarında ise depresyon daha baskındır. Bazen de mani ve
depresyon eşit oranda görülür. Ataklar birkaç günden birkaç aya kadar
değişir. Özellikle tedavi edilmediğinde uzun sürer. Hastalar yaşamları
boyunca ortalama 10 atak geçirirler ancak bundan az veya fazla sayıda
atak olabilir. Atak sayısı arttıkça ataklar arasındaki süre kısalır. Bir
yıl içinde dört veya daha fazla sayıda atak olduğunda hızlı döngülü
mani olarak adlandırılır.
HASTALIK NEDEN ORTAYA ÇIKAR? Pek
çok rahatsızlıkta olduğu gibi bu hastalığın nedeni de tam olarak
bilinememektedir. Diğer psikiyatrik hastalıklar içinde genetik geçişi en
fazla olan rahatsızlık manidir. Hastaların %50’sinin anne veya
babasında aynı hastalık olduğuı tespit edilmiştir. Tek yumurta
ikizlerinden birinde mani olduğunda diğerinde mani görülme oranı %70
tir. Bu hastaların birinci derece yakınlarında mani ve depresyon görülme
oranı normal topluma göre daha sıktır. Akrabalık derecesi azaldıkça
risk azalmaktadır. Örneğin hastanın kuzeninin aynı hastalığa yakalanma
riski kardeşine göre daha düşüktür.
Hastalığın beyindeki nörotransmitter dediğimiz maddelerin işlevlerinde bozulma ile ortaya çıktığı düşünülmektedir.
Bilgisayarlı
tomografi ve MRI tetkiklerinde bu hastalarda bazı değişiklikler
gözlenmektedir ancak bu hastalığa özgü bir değişiklik tespit
edilememiştir. Yine EEG bulguları da bir özellik göstermemektedir.
Doğum sonrası hastalığın aktive olması hormonal değişikliklerin de rolü olduğunu düşündürmektedir. Uykusuzluğun mani atağı ile yakın ilişkisi vardır. Hastalar genelde ilk atağın uykusuzlukla başladığını ifade ederler. Multiple
skleroz, kafa travması veya epilepsi gibi bazı hastalıklarda mani de
görülebilmektedir. Yine bazı ilaçlarda mani ortaya çıkarabilmektedir.
MANİ BELİRTİLERİ NELERDİR? Mani belirtileri şöyle özetlenebilir:
1. Enerji artışı, kolay yorulmama, 2. Aşırı neşelenme veya aşırı sinirlilik 3. Dikkatin çabuk dağılması 4. Uyku ihtiyacında azalma 5. Muhakeme yeteneğinde bozulma, düşüncelerde aşırı artma 6. Cinsel istek ve aktivitede artma 7. Hastalığı kabul etmeme 8. Aşırı para harcama 9. Riskli davranışlar içine girme 10. Konuşmada aşırı artma, konuşmanın bölünememesi, hızlı konuşma 11. Kendine aşırı güven, kendini büyük ve önemli biri olarak görme
Bu
belirtilerin tek başına bulunması bir anlam ifade etmez tanı koyabilmek
için birkaçının bir arada olması ve bir süredir devam ediyor olması
gerekir. Mani atağı hızlı başlangıçlıdır ve hastalar atağın uykusuzlukla
başladığını ifade ederler. Kişi kendini aşırı iyi hisseder, dikkati çok
artmıştır, kendine çok güvenmektedir ve sosyal ilişkileri kolayca kurar
hale gelmiştir, çevredeki insanlara sataşma, laf atma
sıktır.Başkalarının konuşmalarına katılır çevredekileri bu nedenle
rahatsız ederler. Duygulanımda kişinin kendisini iyi hissetmesinin
yanında ani duygu değişmeleri ve dengesizlik sıktır. Hasta gülerken
aniden ağlamaya veya bağırmaya başlayabilir. Mani ve depresyonun
birlikte bulunduğu durumda depresyon ve mani belirtileri aynı anda bir
arada bulunabilir veya birinden diğerine geçiş sıktır. Hastalık
ilerledikçe aşırı konuşma ve hareketlilikte artış görülür. Bazen konuşma
o kadar artar ki kişi cümleleri tamamlayamaz olur, konuşmada birbiri
ile bağlantısı olmayan kelimelerin art arda sıralanması dikkati çeker.
Kişi önemli birisidir, önemli görevler üstlenmiştir, aklında
gerçekleştirilmesi güç planlar vardır, hatta bu nedenle kendisine zarar
vermeye veya yok etmeye çalışanlar vardır. Davranışlar kontrolsüzdür.
Toplum kurallarını hiçe sayar. Karşı cinse sakıntılık edebilir, trafik
kurallarını hiçe sayabilir. Aşırı para harcama, aşırı makyaj yapma, göze
çarpan giysilerle dolaşma olabilir. Hasta ödeyemeyeceği borçlar altına
girebilir, kredi kartlarını sonuna kadar kullanabilir. Yine kontrolsüz
şekilde kumar oynayabilir. Gayrimenkullerini yok pahasına satmaya veya
başkalarına bağışlamaya kalkabilir. Bazı hastalar kendilerini kontrol
edebilmek için alkole yönelir. Bazen kişi gerçek hayatla ilgisini
koparıp hayal dünyasında yaşamaya başlayabilir. Bu durumda şizofreniden
ayrımı güçtür. Bazı bedensel hastalıklar ve ilaç kullanımlarında da
benzer tablolar ortaya çıkabilir bunların ayrımı gerekir. Hastalar
genelde hastalıklarının farkında değildir ve bu nednle doktora gelmek
istemezler.
HİPOMANİ BELİRTİLERİ NELERDİR? Hipomani
belirtileri, maniye göre daha hafiftir. Sıklıkla hastalık olarak
görülmeyip gözden kaçabilir. Atak sırasında aşağıdaki belirtilerden
üçünün bir arada bulunması gerekir:
1. Kişinin kendine güveninde aşırı artma 2. Uyku ihtiyacında azalma 3. Dikkatin kolayca dağılması 4. Fiziksel ve zihinsel aktivitede aşırı artma 5. Kötü sonuçlar doğurabilecek aktiviteler içine girme
Tanı
koyabilmek için bu belirtilerin bir süredir devam ediyor olması
gerekir. Hastalar genelde neşelidir, bazen neşe yerine aşırı sinirlilik
olabilir. Konuşma artmış, hareketler hızlanmıştır. Hasta bir şey
anlatırken bir başka konuya kolayca geçmekte, bazen knouştukları
anlaşılması güç hale gelebilmektedir. Karşı cinse ilgi artmıştır. Cinsel
istek ve aktivitelerde artış görülmektedir. Kişi sorumsuzca para
harcayabilir. Ödeyemeyeceği borçlar altına girebilir, riskli işeri
kolayca üstüne alabilir. Çok hızlı araba kullanabilir, karşı cinse
sarkıntılık yapabilir. Bu nedenle polis ve yargı ile başı derde
girebilir. Topluma uygun olmayan giysilerle dolaşma veya aşırı makyaj
yapma görülebilir. Sosyal aktivitelerde artış mevcuttur. İnsanlarla
kolayca ilişki kurabilir, çok arkadaş edinir, etrafa ilgi artmıştır.
Bazen en ufak ayrıntılar dikkatini çeker, bu nedenle belli bir konu
üzerinde uzun süre duramaz. Hastaların çoğunun içgörüsü yoktur. Hasta
olduklarının farkında değildir veya hasta olduklarını kabul etmek
istemezler.
DEPRESYON BELİRTİLERİ NELERDİR? Mani
hastalarında görülen depresyon belirtileri diğer depresyon ile aynıdır.
Aradaki tek fark bu hastalarda depresyon ataklarından başka mani
ataklarının da görülmesidir.
HASTALIĞIN SINIFLANDIRILMASI NASILDIR?
Atakların görülme şekli ve sürelerine göre hastalığı alt başlıklar halinde sınıflandırabiliriz:
1.Bipolar
I bozukluk: Hasta en az bir mani veya karışık mani depresyon atağı
geçirmiş olmalıdır. Hastanın depresyon atağı geçirmiş olması şart
değildir. 2.Bipolar II bozukluk: Hastaların en az bir depresyon ve
bir hipomani atağı geçirmiş olması gerekir. Hastanın mani atağı
geçirmemiş olması gerekir. Bu hastalarda özellikle hipomani atağı daha
zor tespit edilir ve tanı konması zordur. 3. Siklotimik bozukluk: En
az iki yıldır devam eden depresyon ve hipomani atakları olmalıdır. Yine
bu grupta da mani atağı geçirmemiş olmak gerekir.
Süresi ve görülüş zamanına göre de hastalık şu alt gruplara ayrılır: 1. Hızlı döngülü mani: hastalar bir yıl içinde dört veya daha fazla sayıda atak geçirirler. 2.
Aşırı hızlı döngülü mani: bir hafta içinde dört veya daha fazla sayıda
atak görülür. Bazen hasta bir gün içinde dört mani depresyon atağı
geçirebilir. 3. Mevsimsel özellik gösteren mani: bu hastalarda atakların ortaya çışı genelde belli mevsimlere rastlar. 4. Doğum sonrası mani: doğumdan sonra dört hafta içinde hastalık görülür.
HASTALIKTA GİDİŞ VE SONLANIŞ NASILDIR?
Hastalık tedavi edilmediği taktirde genelde üç ay içinde kendiliğinden düzelir. Tedavi
ile hastaların çoğu birkaç ay içinde normal hayatlarına dönerler.
Bununla birlikte hastalığın tekrarlama şansı yüksektir. Ataklar arası
iyilik dönemlerinin süresini kestirmek zordur. Birkaç ataktan sonra
genelde aradaki süre kısalır. Ortalama beş ataktan sonra ataklar arası
süre sabitleşir ve genelde 6-9 aydır. Hastalığın seyrinin nasıl
olacağını önceden belirlemek zordur. Hastalık çok geniş bir yelpazede
kendini gösterir. Bazı hastalar tek bir atak geçirip bir daha uzun süre
hastalanmayabilirler (%7). Bazı hastalar depresyon ve mani ataklarını
arka arkaya geçirirler, bazen de hızlı döngülü mani dediğimiz durum
ortaya çıkar ve hastalar gün içinde maniden depresyona değişim
gösterirler. Sadece mani atağı geçiren hastalar %10-20 oranındadır.
Geriye kalanlar mani ve depresyon atağını birlikte geçirirler. Erken
yaşta başlayan ve ailesinde mani öyküsü olan hastalarda bu hastalığın
süregenleşme olasılığı artar. Hastalık döneminde kişilerin alkol ve
madde kullanımında artma olabilir. Hastalar yaşamları boyunca ortalama
10 atak geçirir, atak sayısı bundan az olabileceği gibi daha fazla da
olabilir. Hastaların %15’i düzelir, %10’u süregenleşir, kalanında kısmi
düzelme ve ataklar devam eder.
HASTALIK NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Hastalığın
tedavisi iki aşamalıdır. Birinci aşamada var olan atak tedavi edilir.
İkinci aşamada ise amaç tekrar atak geçirilmesini önlemektir. Atak
sırasında hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerekebilir.
Hastalığın
en önemli özelliği koruyucu ilaç kullanımı ile atakların
önlenebilmesidir. Bunun pek çok hasta için hayati önemi vardır. Her bir
atak hastanın hayatında önemli izler bırakmaktadır. Okula devamsızlık
nedeni ile okul başarısında düşme, aile içi sorunlar nedeni ile eşlerin
arasının açılması veya boşanmalar, işini kaybetme, büyük borçlar altına
girme görülebilmektedir. Hastalar yılda bir veya daha fazla sayıda atak
geçiriyorsa koruma tedavisi gereklidir. Hastaların %60’ı lityum ile
koruma tedavisine iyi yanıt verirler. Bu ilaçla koruma altına alınamayan
hastalarda başka ilaçlarla koruma denenmelidir. Bu ilaçların önemli
özelliği belli kan seviyelerinde etkili olmalarıdır. Belli değerlerin
altında olduğunda ilaçların koruyucu etkisi olmamakta, bu değerlerin
üzerine çıkıldığında yan etkiler ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu
ilaçların düzenli olarak kullanılması ve belli aralıklarla kan
kontrollerinin yapılması şarttır. Bu hastalıktan dolayı ölüm depresyon
ve buna bağlı intihar nedeniyledir. Koruyucu tedaviye devam ederek, bu
risk azaltılabilir. İlaç tedavisine ilave olarak psikoterapi önemlidir.
Düzenli ilaç kullanarak ve doktor kontrolünde kalarak hayatını normal
şekilde sürdüren çok sayıda hasta vardır |