|
Albinizm
Albinizm deride,
asaçlarda ve gözlerde buraların normal rengini veren boya maddesinin
irsi olarak yokluğu. 20.000'de bir insanda görülür.
Genel albinizmde
deridepigment (boya maddesi melanin) yoktur. Saçlar kar beyazdır. Gözün
irisi pembe, tam ortadaki papilla kırmızıdır. Astigmatizma ve ışıktan
korkma bunlarda çok olur. Zeka ve fiziki bakımdan gerilik bu hastalığa
eşlik edebilir.
Sebep:
Derinin boya hücreleri olan melanositlerin melanin boyasını
üretememeleridir. Bunun da tirozinaz enziminin irsi yokluğundan
kaynaklandığına inanılmaktadır.
Tedavisi:
Boya hücrelerinden, tirozinaz enziminin üretilmesi için bir yol
bulunmadıkça tedavi edilmesi mümkün olamayacaktır. Bu arada güneş
ışığından kaçınmak ve göz hastalıkları için doktor kontrolünde olmak bir
çok zorluğu ortadan kaldıracaktır.
Albinizmle
alakalı, iki cilt hastalığı daha vardır. Bunlar kısmi albinizm ve
vitiligodur. Kısmi albenizmde beyaz odaklar olur. Vitiligoda, vücudun
çeşitli bölgelerinde renk yoktur. Nüfusun yüzde biri ile üçünü etkiler.
Bu beyaz alanlar değişik büyüklükte olup, koyu boyalı kenarları vardır.
Tekrar çok nadiren renklenebilir. Ek bilgi Albinism:
Sadece gözde yada hem göz hemde deride pigment miktarının azlığını
içeren bir gurup kalıtsal durum. Albino terimi Afrikadaki Portekizli bir
gezginden gelmektedir. Gezgin koyu ve açık derili ırklar görmüş
ve”Zenci”(siyah kelimesinden gelmektedir) ve”Albino” (beyaz kelimesinden
gelmektedir) diye adlandırmıştır ama onların farklı ırklardan
olduklarını düşünerek yanılmıştır.
Amino asit:
Tüm canlı hayvan ve bitkilerde bulunan doğal bir madde. Amino asitler
proteinlerin “yapı taşları”dır. Vücuda besinlerle protein alındığı zaman
proteinler amino asitlere parçalanır ve daha sonra başka proteinleri
üretmekte kullanır. Vücut ayrıca amino asitleri melanin gibi başka belli
maddelerede çevirebilir. “Albino” teriminden kaçınılmalıdır çünkü bu
kelime ile kişi dış görünüşü yada genetik yapısıyla etiketlenmiş oluyor.
Astigmatism:
Lensin ışıgı retina üzerine düzgün olarak odaklayamaması sonucu
nesnelerin şekillerinin eğri görülmesinin neden olduğu görüş
keskinliğinin düşmesi anlamına gelen bir göz kusuru.
Otozoma bağlı: Cinsiyet kromozomlarından ( X yada Y) farklı olan bir kromozomla ilgili.
Bioptik: Gözlük camları üzerine monte edilen ve az görenlere yardım için kullanılan özel bir lens çeşidi.
Braille: Körler için kullanılan ve yazıları parmaklarıyla okumalarını sağlayan kabartmalı yazı tekniği.
Taşıyıcı:
Mutasyona uğramış bir geni taşıyan ama o genin özelliğini göstermeyen
kişi. Özellik bu kişide görülmez çünkü bir tanede normal geni vardır ve
bu gen daha baskındır ama kişiden oluşacak çocuklarda bu hastalığın
görülme olasığı vardır.
Chediak-Higashi Sendromu: Beyaz kan hücrelerinde hata olan ve bu yüzden vücudun mikroplara karşı direnci az olan sık, görülmeyen bir albinism çeşididir.
Kromozom:
Genleri taşıyan DNA dan oluşmuş bir mikroskopik madde. Vücudun her
hücresi bir set kromozom içerir. Sperm ve Yumurta ebeveynlerin
kromozomlarını içerir. Doğumdan önce ve sonra, büyüme boyunca vücut bu
kromozomları her hücre için kopyalar. Her kromozomda çok miktarda gen
vardır.
DNA:
Deoxyribonucleic asit, genetik bilgileri saklayan ve ikiz çift kromozom
zincirinden oluşan doğal bir madde. Vücut amino asitlerden proteinleri
nasıl yapacağını öğrenmek için bu kodu okur.
DOPA: Dihydroxyphenylalanine, vücudun melanin pigmentini oluşturma aşaması sırasında ürettiği kimyasal madde.
Enzim: Vücudun bir kimyasal maddeyi diğerine çevirmesine yardımcı olan özel bir protein.
Eumelanin: Melanin pigmentinin koyu kahverengi yada siyah formu.
Fovea: Gözün retina kısmında, keskin görüşü sağlayan sinir tellerini içeren bölge.
Gen:
Vücuda özel bir proteini nasıl üreteceğini bildiren, DNA daki bir kodda
saklanan, bir miktar bilgi. Genler sperm ve yumurtanın döllenme
sırasında birleşmesiyle çocuğa geçer.
Hermansky-Pudlak Sendromu:
(1) Kan pulcuklarında bir hata olan (kanın pıhtılaşmasını sağlayan
hücrelerdir) (2) bazen karaciğerlerin ve bağırsakların zedelenmesine yol
açan vücutta oluşan yaralarda mumsu maddelerin birikmesini içeren bir
albinism çeşididir.
Hipopigmentasyon: Düşük pigmentasyon yada renklenme için kullanılan genel bir terim.
İris: Göze gelen ışığı ayarlayan ve göz bebeğini çevreleyen, gözün renkli kısmı.
Melanin: İnsanlarda ve çoğu hayvanda görülen bir çeşit pigment yada renklendirici madde.
Melanosit:
Melanin pigmentini yapmak için özelleşmiş bir çeşit hücre. Melanositler
derinin alt tabakalarında bulunur ve melanin pigmentini üst tabakalara
salgılar. Melanositler ayrıca gözde ve saç köklerinde de vardır.
Araştırmacılar albinismli insanların deri, göz ve saç köklerinde
melanositlere rastlamışlardır.
Melanozom: Melanositlerin içinde bulunan pigment paketleri.
Nevos: Ben yada doğum izi.
Nystagmus: Gözün kontrol dışı sağa sola ve ileri geri oynaması.
Pheomelanin:
Melanin pigmentinin sarımsı yada kırmızımsı formu. Bazı albinismli
insanların bıyıkları gibi bazı bölgelerinde bu çeşit pigment
bulunabiliyor.
Kolormatik: Güneş ışığına maruz kaldığında koyulaşan özel gözlük camları.
Photophobia: güneş ışığında gözlerin aşırı derecede rahatsız olma durumu.
Pigment:
Renklendirici madde. Pigmentler güneş ışığının geçişini engelleyip
ışığı soğururlar. Gözler soğurulamayan ama geri yansıtılan ışığı
görürler.
Kan pulcukları: Kanın pıhtılaşmasını sağlayan küçük kan hücreleri.
Çekinik: Değişime uğramış bir gen anlamındadır; eğer kişide bir de normal gen varsa değişmiş genin özelliği görülmez.
Retina:
Gözün iç tarafını saran tabaka. Işık göz bebeğinden içeri girer ve lens
tarafından retina üzerine odaklanır. Retina ışığı beyine göndermek
üzere bir mesaja çevirir.
Tyrosine: Bir amino asit yada protein yapı taşı. Tyrosine genelde yiyeceklerden alınır ve sistem bunu melanin yapmakta kullanır.
Tyrosinaz: Pigment yapmak için tyrosine amino asidini DOPA ya çevirmmeye yardım eden bir çeşit enzim yada özelleşmiş protein.
Ultraviole (UV):
İnsan gözü tarafından görülemeyen bir ışık rengi. Ultraviole ışınları
bronzlaşmaya, yanmaya ve deri zedelenmelerine sebep olur.
X-linked: X kromozomuyla geçen bir çeşit gen. Dişilerde iki X kromozomu bulunurken erkeklerde bir X birde Y kromozomu bulunur. |